En Sevdiğim! Arzu ile Nasip

Durağan zamanlar yaşarız nasip yolunda, ah ederiz kahır ederiz olmuyor diye. Oysa karşılaştığımız kısmetler arzuhalin artması oluşması için etkendir aslında. ….Bir aşk masalı gibidir arzu ile nasip. Ne zaman kavuşurlar bilinmez.

Bir varmış bir yokmuş ile başlayan bir masalı okuyacakmış gibi hissediyor insan, başlığı okuyunca. Belki de masalın ta kendisidir. Ya da bir öykü aşka dair. Kendimize göre anlamlar yüklediğimiz, yanlıştan doğruya yöneldiğimiz bir nefsin mücadelesi gibi… Aşk Allah’tandır biliriz lakin merkeze bu aşkı almaya korkarız işimize gelmez belki de. Bir ömürlük oruç tutmaya niyet gibi… Rızayı gözetmek razı olunmak için teslimiyet. Güneş, dünya, ve ay ilişkisine misal bir aşk. Güneş aşkın simgesi sanki, insanoğlu güneşi gözeterek tedbir alır tıpkı Allah aşkı gibi. Etrafında dolanıp dururken aynı zamanda kendini de gözeterek dünya misali nefsin halleri ay ile verir mücadelesini. Mevsimler hayatı temsil eder baharıyla, kışıyla, güzüyle, yazıyla. Güneş hep bir arzu içinde ısıtmaya dair. Nasip ise ısınmak ya da yanmakta. Avuçta saklanan sevgilinin arzusu ısıtmak kalbe ulaşmak. Aşk Allahtan kalpleri yalnızca Allah bilir. Öyleyse ne bu korku telaş?

Bir hışımla üzerine binalar yığılmış bebeğe duvarlar kanat olmuş çıkarmıştı oradan, masal bu ya. Yarısından çoğu yıkılmış olan apartmanın en üst kattaki dairelerden birinin oturma odası olduğu gibi duruyordu sanki mandal ile asılmıştı gökyüzüne, masal bu ya. Çok mu arzu etmişti ya da ettirilmişti o koltuk takımını almaya? Annesi depremde ölen bebek çok mu arzu etmişti sağlam binalar yapmak için mühendis olmaya, annesi ölürken kendisi yaşamaya devam ederek? ..Nasip, niyetlerin doğrultusunda payına düşen. Arzu ise yapılan niyetlere ulaşmak için istemek. İstemek arzuyu karşılar mı? Arzunun olması için motivasyon mu gerekiyor? Motivasyon gerektiren yerde gerçek arzu var mıdır? Arzunun kaynağı güneş misali her daim gökte, baktıkça göğe arzu ile buluşmak. Motivasyon için göğe bakalım öyleyse… Nasip niyetin ise o niyeti dilerken hangi kalp ile diledin varlık mı-yokluk mu, açlık mı-tokluk mu, kaygılı mı-umursamaz mı?… Durağan zamanlar yaşarız nasip yolunda, ah ederiz kahır ederiz olmuyor diye. Oysa karşılaştığımız kısmetler arzuhalin artması oluşması için etkendir aslında. Bir aşk masalı gibidir arzu ile nasip. Ne zaman kavuşurlar bilinmez.

Niyetin arzusu ne kadar büyük ise ulaşmak için o denli gayret istiyor. Sonuca ulaşıyorsun ama şartlar senin planladığın gibi değil ötekinin planladığı gibi gelişiyor bazen. Kızım 1,5 yaşındaydı katıldığım bir eğitimde sorulan bir soruya cevap verdiğimde. “Geleceğe dair bir hedefiniz var mı?” “Evet, eğitim vermek, bir şeyler anlatmak, yaşama dair akıllarında ki soru işaretlerine cevaplar buldurmak istiyorum.” Temizlik ürünleri firmasının yaptığı toplantıdan sonra hayatım eskisi gibi olmadı. En çok ürünü ben satıp para kazanmadım lakin anlatmaya, buldurmaya dair niyetin arzusu işte o zaman başladı. Üniversite sınavına hazırlanan bir öğrenciyi enkazın altından kurtaran Allah o büyük arzu yani arzunun kaynağı inancın şükrüne karşılık mı kurtarmıştı? Geleceği sınav sonucuna göre ettiği niyete mi bağlıydı?….Arzu, özünde kabul görmeye iter insanı. Bir dua, yakarış, sevgiliye özlem. Hasrete dayanmak için yaratıcıya sığınma. ….Doğuştan bir arzuhal içinde doğarız. Doğal bir sevgi doğal bir aşk içinde var oluruz. Aşk anne karnında beklemeye ve beklerken hissedilen duygu aynı zamanda. Çünkü arzunun doğal kaynağı ve sen baş başasın orada. Anne ise doğumdan sonra nasibin.

Arzu hep yapmaya olmaya dair mi? Değil elbette. Gitmeye kurtulmaya arınmaya temizlenmeye saflığa niyet bazen de. Arzu karşısında çaresizliğini kabul edip sığındığın ben dediğin benden içeri öz de. Damarda akan kan da.

Canan Coşar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir